Görkemli bir geçmişe sahip olan Osmanlı devletinde süsleme sanatı başdöndürücü bir zenginliğe sahiptir. Özellikle 15 ve 17. yüzyıla ait eserlerdeki motif ve renklerin çeşitliliği hem yerli hem de yabancı gözlemcileri kendisine hayran bırakmaktadır. Başta İstanbul olmak üzere Bursa, Bilecik, Hereke, Şam ve Halep'te dokunan kumaş ve kadifeler üzerinde şaşırtıcı nakış örnekleri vardır. Kumaşlarda daha çok kırmızı renk kullanılmış, bunu mavi, yeşil, siyah, bej, beyaz izlemiş ve bazı yerlerde altın rengini vermek için tatlı sarı kullanılmıştır. Ayrıca gümüş ve altın teller de motiflere eşsiz bir güzellik vermektedir. Renklerden bazılarının sırrı hala çözülememiştir. Mesela kırmızı renk asırlar sonra da hiç solmama özelliğine sahiptir. Bu güzel boyalar zerdeçal, yabani gül ağacı kabuğu, ayva yaprağı, meyan kökü, şeftali yaprağı, çınar ağacı kubuğu, saman, nar kabuğu, haşhaş çiçeği, kestane, armut, ıspanak yaprağı gibi bitkilerden yapılırdı. Kumaş çeşitleri, kemina, kadife, çatma, seraser, hatay, canfes olarak adlandırılır.
Bu kumaşlardan sarayda özel olarak yapılan kaftanlarda şu desenler kullanılmıştır : Gonca gül, karanfil, sümbül, lale, çınar yaprağı, güneş ışını, tavuskuşu tüyü. Osmanlı nakış sanatında en çok kullanılan çiçek deseni laledir. Bir devre adını veren bu çiçek, çeşitli varyasyonlar halinde Osmanlı sanat eserleri üzerinde yer almıştır. Yine çintemani denilen ve iki dalgalı 3 benekten ibaret desen de en çok kullanılan motifler arasındadır. Kaynağı Çin olan, güç ve bereketin simgesi kabul edilen çintemani motifli eserleri, İznik çinilerinde ve ayrıca diğer tezhib çeşitlerinde de görmekteyiz.
*Kaynak: Türk Dokumacılık Sanatı-Nevber Gürsu
|